胡射与汉射
Hu ve Han Okçuluğu
Hu ve Han Okçuluğu
Çin, eski çağlardan beri çok etnik gruptan oluşan bir ülke olmuştur. Okçulukta uzun süredir farklı etnik gruplar arasında farklılıklar bulunmakta ve bunların birbirleriyle öğrenip iletişim kurmaları söz konusudur. Çin kültürünün sürekli gelişimi ve refahının itici gücü ve temeli işte bu çok etnik gruptan oluşan ülke ve çeşitli etnik gruplar arasındaki değişim, çatışma ve entegrasyondur. Çin kültürünün "çeşitlilik ve birlik" gelişim modelini sürdürebilmesinin önemli bir nedeni budur. Bu, okçuluğun temsil ettiği Çin ulusal sporlarına çok açık bir şekilde yansımaktadır. Aynı zamanda Çin'in geniş bir toprak parçası ve büyük bölgesel ekonomik ve kültürel farklılıkları var ve bu da Çin kültürünün çeşitliliğini artırıyor. Okçuluk kültüründe de bu çok açıktır.
Hepimizin bildiği gibi, antik okçuluk uzun süredir Han (eski Çinliler) okçuluğu ve Hu (eski Türkler) okçuluğu olarak ikiye ayrılmış ve Han halkı ile etnik azınlıklar arasında karşılıklı öğrenme ve bilgi alışverişi olmuştur. Batı Zhou (mö.1066-mö.771) hanedanlığı krallık olduğunda, Dongyi Sushen "Hu Shi (ok sapı) ve Shi Nu (okbaşı)" ile hürmet etti; Zhanguo (mö.475-mö.221) döneminde "Zhao Wuling, kral Yi Hufu at üstünde ok attı". Tarihçilerin bahsettiği bu tarihi olaylar, bu tür öğrenme ve bilgi alışverişinin uzun süredir devam eden varlığını ve derin önemini canlı bir şekilde yansıtıyor. Coğrafi çevre, ekonomi, kültürel gelişmişlik düzeyi ve gelişmişlik türü farklılıkları nedeniyle, özellikle askeri sistemlerdeki farklılıklar nedeniyle, yalnızca piyade, araba ve atlı okçuluk gibi temel yönlerde değil, askeri sistemlerde de farklılıklar bulunmaktadır. Okçulukla ilgili birçok detayda da farklılıklar bulunmaktadır. Tang (618-907) hanedanlığına kadar, Wang Ju'nun "Shejing (okçuluk klasiği)" adlı eseri, o dönemde Hushe (eski Türkler okçuluğu) ve Hanshe (eski Çinliler okçuluğu) arasındaki belirli kiriş çekme tekniklerindeki farklılıklar şınlardı: Wei (220-265), Jin (265-420), Nanbei (420-581) hanedanlıklarında yüzlerce yıllık ulusal entegrasyonun ardından, çok etnikli okçuluk "Hu (eski Türkler)" ve "Han (eski Çinliler)" olarak iki büyük ekolde toplanmıştır. Elbette hala daha küçük okullar olmalı, hatta çok sayıda da olabilir, ancak Wang Ju, "Hu (eski Türkler)" ve "Han (eski Çinliler)" okçuluğun ana okulları olduğunu ve "diğerlerinin sanata dahil olmadığını" açıkça belirtmiştir. Çin, çok geniş bir coğrafyaya, çok sayıda etnik gruba ve büyük bölgesel farklılıklara sahiptir. Okçuluk ve ekipman üretimi konusunda birden fazla okulun bir arada bulunması normaldir. Dolayısıyla okçuluk, eski çağlardan beri çeşitli etnik gruplar arasında karşılıklı öğrenmenin ve bilgi alışverişinin önemli bir parçası olmuştur. Bu bilgi alışverişi, bir an bile durmadan tarihin izinden gitmiş ve günümüze kadar devam etmektedir.
Burada "Hu (eski Türkler)", birçok etnik azınlığı kapsayan kapsamlı bir kavramdır veya çevredeki tüm etnik azınlıkların vekil adıdır. Hu (eski Türkler) ve Han (eski Çinliler) okçuluğu arasındaki ayrım, atlı okçuluk ile yaya okçuluğu arasındaki farkın yanı sıra yay ve ok üretimi, beceri eğitimi, görgü kuralları ve gelenekler, yarışma yöntemleri ve askeri uygulamalardaki farklılıkları da içerir. Ancak bu fark mutlak değildir ve aşılamaz bir sınır yoktur. Bunun nedeni, bazen çatışmalarda, bazen de normal ve dostane bilgi alışverişlerinde birbirleriyle düzenli olarak iletişim kurmaları ve birbirlerinden öğrenmeleridir. Wu Zetian, dövüş sanatları sınav sistemini kurduğunda, okçuluk en önemli test ögesiydi; 5 atış yöntemini içeriyordu: uzun yığın, atla atış, ayakta atış, düz atış ve namluyla atış. Bu test yöntemi muhtemelen Hu ve Han'ın o dönemdeki çeşitli atış yöntemleri temel alınarak belirlenmişti. Çünkü, birincisi, Tang kültürü, Han ve Hu kültürlerinin yüzlerce yıl süren bilgi alışverişi ve entegrasyonuna dayanıyordu; ikincisi, Tang hanedanlığı döneminde orduda çok sayıda "Fanjiang (kuzey Çin etnik grupları Tibet, Tobod, Türk, Hun, Sarpe, Mongol, Sarpe, Khitan, Juechen olan generaller)" vardı.
Tang hanedanlığı imparatoru Xuan Zong'un hükümdarlığı (685-762) sırasında, bakan Wang Ju, Çin'de bugüne kadar korunan en önemli arkeoloji belgelerinden biri olan "Shejing (okçuluk klasiği)" kitabını yazdı. Aynı zamanda Tang hanedanlığındaki çok etnikli okçuluğun değişiminin ve entegrasyonunun ürünü ve kanıtıdır. Wang Ju, Hu yöntemi ile Han yöntemi arasındaki farktan açıkça bahsetmiştir. Örneğin, yayı tutmanın ve kirişi bağlamanın ana yolundan bahsederken şunları söylemiştir:
"Kirişleri kontrol etmenin iki yolu vardır: Çin yönteminde olduğu gibi yüzük parmağı küçük parmağın üzerine biner, orta parmak büyük parmağa bastırır ve işaret parmağı kirişi dik tutar; büyük parmağı büküp baş parmağınızla kanca parmağına bastırın. Bu kötü bir yöntemdir. Diğerleri teknikte yer almamaktadır. Hu'nun tarzının gücü daha az olduğu için atını kullanabiliyor; Han'ın tarzının gücü daha fazla olduğu için ayaklarını kullanabiliyor."
Antik çağda, Han hükümeti ile çevredeki etnik azınlıklar arasında sık sık okçuluk yarışmaları düzenlenirdi. Yarışmaların çoğu özenle seçilmiş elçiler arasında yapılırdı ve atmosfer dostçaydı. Ama daha derin bir rekabeti, hatta ülkenin ve milletin onuru ile ilgili bir rekabeti barındırıyordu. Çok etnik gruptan oluşan okçuluk becerilerinin değişimi nihayet etnik azınlıklar tarafından kurulan, Qing hanedanlığı döneminde özetlendi ve sonunda Han ve Hu'yu harmanlayan "Çin tarzı okçuluk" modeli oluşturuldu. Bu modelin belirlenmesi ve yaygınlaşması, esas olarak Qing hanedanlığının aktif olarak savunduğu okçuluk kültürü ve uygulanan dövüş sanatları sınav sisteminden kaynaklanmaktadır. Yukarıda da belirtildiği gibi milli ilgi gören bu askeri subay sınav sisteminde okçuluk en önemli konuların başında gelmektedir. Sınavı kazanabilmek için birçok genç, bir dizi yardımcı eğitim programı da dahil olmak üzere sıkı okçuluk eğitimine tabi tutuluyordu. Halk arasında okçuluk becerilerini öğreten çok sayıda okçu vardı ve yerel yetkililer ve üst sınıflar sıklıkla okçuluk testleri ve değerlendirmeleri yapıyordu. Bu tür faaliyetler esasen okçuluk yarışmaları niteliğindeydi ve Qing hanedanlığında en yaygın spor ve kültür olgusu haline geldi. Dolayısıyla Han ve Hu okçuluğu arasında binlerce yıldır Çin'de var olan farklılıkların nihayet Qing hanedanlığında bütünleştiği söylenebilir. Bazı bölgeler ve bazı etnik azınlıklar hala kendi okçuluk tarzlarını koruyorlar, ancak sonuçta bunlar bir azınlıktır. Ana akım okçuluk faaliyetleri söz konusu olduğunda Han ve Hu arasındaki ayrım artık mevcut değildir. Başlangıçta Hu (eski Türkler) okçuluğu sistemine ait olduğu belli olan bazı beceriler Han (eski Çinliler) halkı tarafından da kabul edildi.
Toprağa ok atmak (şapka toplamak olarak da bilinir), Manchuların Baqi (8 sancak)'nin geleneksel bir ok atma yöntemidir. Süvarilerin piyadelerle baş etmesi için önemli bir beceridir. Bu gerçek, Han halk okçularına Qian Long (1735-1795)'dan çok önce yayılmıştı. Kang Xi (1661-1722)'nin son yıllarında, bir Han Çinlisi olan Liu Qi'nin yazdığı "Xixiang Kechang Shefa Zhinanche (Xixiang sınav alanında ok atma rehberi)" kitabında bu ok atma yönteminden zaten bahsedilmişti. Liu Qi'nin kitabının sonunda, 13 pozisyonu açıklayan at adımlarının resmi ve her pozisyona karşılık gelen bir metin vardır. Bunlardan 10'u yaya okçuluğu, 3'ü ise at üzerinde okçuluktur. At üzerinde ok atmanın 3 pozisyonu arasında alçalarak toprağa ok atma pozisyonu vardır. Bu, bu ok atma yönteminin, Qian Long'un 25. yılı (1760) gibi erken bir tarihte okçuluk uygulayıcıları arasında popüler olduğunu göstermektedir. Bir dövüş sanatları sınav konusu haline gelip gelmediğine gelince, henüz test edilmeyi bekliyor. Liu Qi şunları söylemiştir:
Bu pozisyonda, diz çöktüğünü ve kirişin doğru yerde olmasına izin vererek çapraz olarak yürüdüğünü görmek uygundur. Bu, becerinin pratikten geldiği bir Manchu tekniğidir. Öğrenmesi kolaydır, ancak önemli kural olan, üzengi üzerine sağ ayağınızla atlamamak ve dizlerinizi selenin üzerine koymamaktır.
"Manzhoujia" kelimesi bu tekniğin kökenini açıkça açıklıyor. Mançuryalılar, sadece okçulukta iyi değillerdi, aynı zamanda okçuluk üzerine de yazıları vardı. Qian Long döneminde, Yehe'deki Nalan ailesinden Chang Jun, hem Manchu hem de Çince olarak bir cilt "Shedeshuo (okçuluğun sözleri)" ve bir cilt "Guanma Tushuo (atı gözlemleyen resimli açıklamalar)" kitabını yazdı. Chang Jun, birçok ilin valisi olarak görev yapan üst düzey bir Manchu yetkilisiydi. İlginç olan, onun okçuluk teorisinin tamamen Konfüçyüs'ün "erdemi gözlemlemek için ok atmak" fikrine dayanması ve uygun Manchu özelliklerini göstermemesiydi. Açıkçası, Chang Jun'un Çinleşme derecesi çok derindi; bu aynı zamanda geleneksel Han kavramı olan "Lishe (ok atma ritüeli)" kavramının üst düzey Manchu bilim adamları tarafından da kabul edildiğini göstermektedir. İletişim ve entegrasyon her zaman iki yönlü etkileşim olmuştur. Bu nedenle Qing hanedanlığında Hu ve Han'ı bütünleştiren okçuluk modeli oluşturulmuştur.
Yazan: Prof. Ma Lianzhen
胡射与汉射
中国自古以来就是多民族国家,在射箭上,很早就存在不同民族间的差别和互相学习交流的事实。正是这种多民族国家,各民族间的交流、冲突与融合,是中国文化不断发展繁荣的动力和基础,是中国文化能保持“多元一体”发展格局的重要原因。这一点非常鲜明地表现在以射箭为代表的中国民族体育上。与之同时,中国疆域辽阔,地区性的经济文化差异很大,这也增加了中国文化的多元因素,在射箭文化上这一点同样表现得非常清晰。
众所周知,古代射箭很早就有了汉射与胡射之分,有汉族与少数民族间的互相学习与交流。西周成王时,东夷肃慎以“楛矢、石砮”入贡; 战国时,“赵武灵王易胡服骑射”, 这些被史家津津乐道的历史事件,生动地反映了这种学习交流的久远存在及其深义。由于地理环境和经济、文化发展程度和发展类型等多方面的差异,特别是军事体制上的差异,汉族与周边少数民族之间不但在步射、车射、骑射等大的方面有差别,而且在与射箭相关的许多细节上也存在不同。一直到唐代,王琚《射经》明确讲到,当时胡射、汉射(也称“中国射”)在具体扣弦技术上的不同之处,反映了经过魏晋南北朝数百年的民族大融合之后,多民族的射法已经聚合成了胡、汉两大流派。 当然,小的流派一定还有,甚至会有很多,但王琚说得明白,胡、汉二法是射箭的主要流派分野,“此外皆不入术”。我国疆域辽阔而民族众多,地域性差别又很大,射法和器具制作上多种流派并存应是非常正常的状态。所以自古以来,射箭一直是各民族间相互学习交流的重要内容,这种交流紧随历史的脚步一刻也没有停顿过,一直延续到今天。
此处,“胡”是一个综合性的概念,它包括了许多少数民族,或者说是所有周边少数民族的代称。射箭上汉、胡之分包括马射与步射的区别,还有弓箭制作、技能训练、礼仪习俗和竞技方式、军事应用等多方面的不同。但这种不同并不是绝对的,不存在不可逾越的疆界,原因是彼此间经常性地进行交流和学习,有时是在冲突中完成的,有时则是正常友好的交流。武则天创立武举制度之始,射箭就是最重要的考项,它包括有长垛、马射、步射、平射、筒射五种射法, 这种考法很可能就是总结了当时胡汉各种射法而设定的。因为,第一,唐文化是建立在长达数百年之久的汉胡文化的交流融汇之上的;第二,唐代军旅中有大量“蕃将”。
唐玄宗时,大臣王琚撰写了《射经》一书,这是我国保存至今的最重要的射学文献之一,也是唐代多民族射学交流与融合的产物和见证。王琚明确提到胡法与汉法的区分,例如他在讲到握弓扣弦的主要方式时说:
凡控弦有二法:无名指叠小指,中指压大指,头指当弦直竖,中国法也;屈大指,以头指压勾指,此胡法也。此外皆不入术。胡法力少,利马上;汉法力多,利步用。
在古代,汉族政权与周边少数民族之间经常进行射箭比赛,大多数比赛在精心挑选的使者间进行,气氛是友好的,但其中蕴含着更深层次的竞争,甚至是关乎国家民族尊严的竞争。多民族射箭技艺的交流,最后在由少数民族建立的大清王朝时期得到总结,最终形成了汉、胡交融的“中国式射箭”的模式。而这一模式的确定和普及,主要归功于清朝所积极倡导的射箭文化和所推行的武举考试制度。如上所述,在这一受到举国重视的武官考试制度中,射是最重要的课目之一。为了赢得考试,许多年轻人都接受严格的射箭训练,包括一系列辅助训练项目。民间有大量射师传授射箭技艺,地方官员和士绅们经常举行射箭测试和考评,这类活动实质上具有了射箭竞技运动会的性质,成为清朝最常见的体育文化现象。因此,我们说我国存在数千年之久的汉、胡射箭差异,在清代终于融为一体。个别地区和某些少数民族还保留着自已的一些射箭风格,但这毕竟是少数,就射箭活动的主流而言,汉、胡之分已不复存在。有些明显原属于胡射系统的技艺,也为汉人所接受。
射地球(也叫“拾帽子”)是满洲八旗的传统射法,是骑兵对付步兵的重要武艺。这实际早在乾隆以前就已传到汉族民间习射者中。康熙末年,汉人刘奇撰写的《绣像科场射法指南车》一书中,就已经有了这个射法。刘奇书之末附有马步图说十三势,每势有文字相配,其中步射十图,马射三图。马射三势中就有“低射地球势”。说明早在乾隆二十五年以前这一射法已在习射者中流行,至于是否已成为武科考试项目,犹待考索。刘奇说:
此势宜看他跪膝斜跨,让弦取准处,乃满洲家之熟中生巧式也。学之亦易,但右足不可跳镫,两膝不放鞍头,是要紧法则。
“满洲家”三个字明白无误地说明此技的来路。“满洲家”不但善射,而且也有了射箭著述。乾隆年间,叶河那兰氏常钧著有《射的说》一卷、附《观马图说》一卷,满汉文合璧。 常钧是担任过几个省的巡抚的满族高官,有趣的是他的射学理论却完全建立在儒家“射以观德”的思想基础上,看不出应有的满族特色。显然常钧的汉化程度已经很深,也说明汉族传统的“礼射”理念也被满族高层士人所接受。交流和融合从来都是双向的互动的,正因为如此,才会出现你中有我、我中有你的奇妙效果,才会产生清代射箭那种胡汉一体的格局。
作者:马廉祯教授
伊斯武堂 Iswutang
Copyright © Iswutang







